BOYUN ve BEL AĞRILARI

BOYUN AĞRILARI

Boynumuz baş ile gövde arasındaki bağlantıyı sağlar. Başın ağırlığını taşır ve denge üzerinde önemli fonksiyonlara sahiptir. Baş ile gövde arasındaki büyük damarları, omuriliği, kola giden sinirleri korumaktadır. Omurganın en hareketli bölümü olup, travmaya daha fazla maruz kalabilmektedir.

Boyun ağrısı çok yaygın bir sağlık sorunu olup, hercins ve yaştan insanda görülebilmektedir. Her üç kişiden biri hayatı boyunca en az bir kez boyun ağrısı ile karşılaşmaktadır.

Günümüzde özellikle masa başı çalışanlarda, yoğun bilgisayar kullananlarda yaygındır. Sıklığı yaşın ilerlemesiyle birlikte artar.

Günlük yaşamdaki gerilimler ve iş stresi boyun ağrısını artırır. Boyun ağrısıyla birlikte sırt-omuz ağrısı, ellerde uyuşma, baş dönmesi, dengesizlik ve baş ağrısı görülebilir.

Boyun yedi adet omurdan oluşur. Omurlar arasında disk adı verilen yastıkçıklar bulunur. Disklerin görevi üzerine düşen yük miktarını dengeli olarak alt seviyelere iletmek ve omurların birbirleriyle olan sürtünmelerini azaltmaktır.

Boynu etkileyen hastalıklar kollarda ağrı, uyuşukluk, güç ve his kaybı gibi bulgulara yol açabilir. Nadiren baş dönmesi, görme bozukluğu, bayılma gibi bulgular da görülebilmektedir.

BEL AĞRILARI

Bel ağrıları çok sık görülmesinden dolayı, maddi kaynak, iş gücü ve zaman kaybına neden olması nedeniyle önemli bir sağlık sorunudur. Ayrıca eksik bilgi, yetersiz tedavi ve yanlış inanışlar gibi sorunlara neden olmaktadır. Kas-iskelet sistemindeki dokuların sağlıklı olabilmesi için belli yüklenmelerin ve hareketlerin yapılması, belli bir kas gücünün ve esnekliğinin olması gereklidir.

Sanayileşmiş toplumlarla birlikte fiziksel aktivitelerin azalması, masa başı işlerde çalışmak ya da ağır bedeni işler, bel ağrısı sıklığının artmasına neden olmuştur.

Bel bölgesi vücudun ağırlık merkezidir ve yapılan tüm vücut hareketlerden etkilenir. Bu nedenle sürekli ve yineleyen zorlamalara maruz kalan bir bölgedir. Belli vücut hareketleri sırasında, bele akseden yük yaklaşık olarak gövde ağırlığının 5-6 katıdır. Omurlar arasında bulunan ve disk olarak isimlendirdiğimiz oluşumları basit olarak “omurganın amortisörleri” ya da “darbe emici yastıkçıkları” olarak nitelendirebiliriz. Çevresi çok sağlam doku ile çevrili, içinde yoğun kıvamda bir sıvının bulunduğu bu oluşumlar omurganın esnekliğini ve aynı zamanda yükün dağıtılmasını sağlarlar. Ancak bu mekanizmanın sağlıklı çalışabilmesi için omurga çevresindeki bağların ve kasların, bel ve karın kaslarının da yeterince güçlü ve esnek olması gerekir.

Bel ağrısına yol açabilecek onlarca neden saymak mümkündür. Büyük oranda bel omurgasının kendisine ait nedenleri olmakla birlikte, hekimin tüm olasılıkları dikkate alması gerekecektir.

Bel ağrılarının çok büyük bir çoğunluğu, mekanik bel ağrısı olarak nitelendirilen belin kendi sorunlarıdır. Küçük bir kısmı ise iltihaplı romatizmalar, enfeksiyonlar ve tümörler nedeniyle görülen inflamatuar bel ağrılarıdır. İç organlardan yansıyan ağrılar da görülmektedir. Kırmızı bayraklar olarak bilinen bazı durumların varlığı mutlaka ciddi araştırmaları gerektirmektedir. Bu durumlar kanser öyküsü, altı ay içinde 10 kilo ve üzeri kilo kaybı, 17 yaş altı ve 70 yaş üzeri olmak, gece ve istirahat sırasında ağrı, ateş, idrar ve gaita kontrolünde bozulmadır.