UÇUK VE BENZERİ HASTALIKLAR

Bu grup hastalıklar virüsler tarafından oluştururlar. Virüsler,dışarıdan bir başka hastayla temas sonucu alınabildikleri gibi ,bir kere alındıktan sonra latent (dinlenik) halde organizmada kalıp , uygun bir zaman ve zemin bulduklarında yeniden aktive olurlar.

Bunlardan Uçuk (Herpes Simplex), Herpes virüs hominus tip 1 ve 2 ile oluşur. Herpes çıkmadan önce ön belirteler olur. Ön belirtilerden birkaç saat veya gün sonrası yüzde , ağız çevresinde veya genital organlarda, daha az olarak da diğer bölgelerde yerleşir. Kızarık bir zeminde , az veya çok sayıda gruplaşan su torbacıkları (veziküller) belirir.

Genellikle ilk enfeksiyon, uçuk mikrobunu taşıyan birisiyle öpüşme veya benzeri yakınlık sırasında ya da cinsel ilişki ile alınır. Bazen alan kişi birkaç gün sonra herpes belirtileri gösterir. Çoğu kez ise kanda antikorlar pozitifleşir. Virüsler arka kök ganglionlarda (sinir hücrelerinde) latent halde kalır ve hiç bir belirti olmaz. Ancak kişinin direnci düştüğünde örneğin; grip, bir başka enfeksiyon, yorgunluk, stres, güneşte kalma, adet görme, vb. gibi nedenlerle virüsler aktive olur ve uçuk belirtileri ortaya çıkar.

Uçuk (Herpes Enfeksiyonu) deri ve genital organlar dışında göze (keratokonjuncktivitis), beyne(miningoensafalıtis), ağız içine (jinjivostamatitis)de yerleşebilir.

Herpes virüs tip 2 ile oluşan genital uçuk (genital herpes) çok bulaşıcıdır. Gençler arasında salgınlar yapabilir. Genital uçuk enfeksiyon olan kadınların doğurduğu çocuklarda öldürücü olabilen ‘’neonatal herpes’’ (yenidoğan ölümcül uçuğu) oluşabilir. Sezeryan ile doğum şarttır.

Herpes belirtileri başlangıçta inci tanesi gibi dizilmiş, içi berrak su dolu bir grup torbacıklar şeklinde iken, patlayınca sulantılı, ülsere ve kabuklu yaralara dönüşür. Sekonder enfeksiyon oluşmazsa iz bırakmadan veya hafif lekelenme bırakarak bir kaç gün veya haftada iyileşir.

Zona zoster (gece yanığı) : Uçuk virüslerinden ‘herpes virüs varisella’ ile oluşur. Belli bir sinir trasesini tutan, deri üzerinde genellikle bant şeklinde , kızarık zeminde grube su kasecikleriyle seyreden bir hastalıktır. Döküntüden birkaç gün önce kuşak tarzında şiddetli ağrı oluşur. Bazı kişilerde ağrı şikayeti azdır, kaşıntı şeklinde hissedilebilir.

Zona döküntülerinin yanında hemen hemen her zaman lenf bezleri de şişer. Zona en çok interkostal sinir trasesine (kaburga, göğüs bölgesine) yerleşirse de atipik yerleşimler de gösterebilir. Yüze, göz çevresine, kola bacağa yerleşebilir. Yüz bölgesinde yerleşenlerde ağrı çok şiddetlidir.

Döküntüden önceki ağrı yanıltıcı olabilir. Baş bölgesinde migren ağrısı, göğüs bölgesinde anjina (göğüs ağrısı), bel bölgesinde böbrek taşı ağrısıyla, bacak bölgesine yerleşenler siyatik, bel fıtığı ağrısıyla karışabilir.

Genellikle orta yaşın üstündeki insanlarda görülen zona, ender olarak çocuklarda da görülebilir. Aşırı yorgunluk, stres, karsinomlar, radyoterapi, kemoterapi gibi vücut direncini düşüren nedenlerle, latent halde arka kök ganglionlarında (sinir hücrelerinde) bulunan virüsler aktifleşerek hastalık tablosunu oluşturur.

Zona belirtileri birkaç haftada geriler. Yerinde az çok iz bırakır. Zona genelde bir kez olur ve bağışıklık bırakır. Belirtiler geçtikten sonra bazı insanlarda ağrılar (post herpetik nevralji ) aylar, hatta yıllar boyu sürebilir.

Su çiçeği (varisella): ‘Herpes virüs varisella’ ile oluşan ve çocuklarda salgın yapan bir hastalıktır. Bağışıklık bırakarak iyileşir. Eskiden çok sık görülmekte olan bu hastalık, günümüzde aşı geliştirilmesi ve uygulanması sonucu oldukça azalmıştır. Hafif nezle, halsizlik, bazen hafif ateş gibi ön belirtilerden sonra tüm vücutta kızarık döküntüler ve kesecikler ve bazen de iltihaplı baloncuklarla seyreden (aynı anda çok farklı döküntü) bir hastalıktır. Kaşıntı fazladır ve tüm vücudu, saçlı deriyi hatta ağız içini de tutabilir. Erişkinlerde ağır seyreder.